Mehmet Yaşar, "Bir Er Kişiyi Yad"
(Garbi Yeli, 1 Ağustos 2025)
İrfan Fethi Gemuhluoğlu, nam-ı diğer Fethi Ağabey için nice yazılar yazıldı, nice anma toplantıları düzenlendi, nice kitaplar çıktı. O'nun hakkında gerek matbuatta gerekse internet mecraında birçok bilgi, belge, hatırat vs. bulmak mümkün. Bizim bu naçiz yazıdan muradımız evvelen Fethi Ağabey'e dair malumatı olmayanlar nezdinde bir işaret taşı bırakmak, bir merhaba etmek, saniyen de malumu olanlar nezdinde bir tahattura vesile olmaktır.
Gönlü, uçsuz bucaksız bozkırlarda koşan bir tay gibi çatlarcasına aşki, dili, şol Türkmen kocası Yunus'un teknesinde yoğrulmuşçasına buram buram halis Türkçe kokan Fethi Ağabey, bu dünya gurbetinde kendisine biçilmiş ömrü, adeta Adnadolu'ya henüz duhul etmiş bir Yesevi dervişi gibi heyecanıyla sürmüştür. O'nun hayatı cezbe, vecd ve istiğrakla yanan bir çerağ misalidir. Bir dostluk çerağıdır O. Ve ateşini diğer başka gönülleri tutuşturmak için her daim diri tutmuş, her daim yeni dostluk çıraları tutuşturmanın telaşıyla yaşamıştır.
'Dostluk Üzerine' sohbetinden ve hatıralardan anladığımız şudur ki Fethi Ağabey'in gündemi her daim dostluk temellidir. Onun dostluk anlayışının mehazı tasavvuftur. Allah'a ve Resulüne aşık Hakk Dostlarının aşığıdır Fethi Ağabey. Anlattığı dostluk hikayelerinde hep Peygamber-i Ekber Efendimiz ile al ve ashabı ve evliyaullah hazeratı vardır. Mükevvenata dostluğu teklif ederken de hep bu nokta-i nazardan hareket etmektedir. İnsana, eşyaya, bazı mesleklere, tarihe, coğrafyaya, zamana, ağaca, komşuya dostluğu, hep bu anlayıştan çıkarak teklif ve tavsiye eder. Bununla birlikte dost olunmaması gereken birtakım unsurları da şöyle sıralar: Her şeye dost olalım, uykuya dost olmayalım. Uykuya düşman mı olalım? Hayır, uykuya dost olmayalım. Her şeye dost olalım, politikaya dost olmayalım. Her şeye dost olalım, hırs-ı mal ve hırs-ı caha dost olmayalım. Her şeye dost olalım ve paraya dost olmayalım.
Dönemin birçok aydını gibi Gemuhluoğlu da Osmanlı'da başlayıp Cumhuriyet'e uzanan batılılaşma politikalarından rahatsızdır ve Türkiye'ye yabancılaşmanın sanatla girdiğini düşünür. Özellikle şiir başta olmak üzere edebiyata dolayısıyla da 'Türkçe'ye duyduğu hassasiyeti meşhur olmakla birlikte tiyatrodan musikiye, hüsn-i hattan sinemaya, gençleri muhakkak bir sanat dalıyla iştigal etmeleri yönünde yüreklendirirdi. 'Cebinizde kalan son lirayla simit alıp da karnınızı doyurmayın, gidin onunla bir film yahut bir tiyatro seyredin.' sözü meşhurdur.
Fethi Ağabey, hangi görüşü taşırsa taşısın, millet ve memleket adına iyi bir iş yaptığını düşündüğü kim varsa; eğer kendinden küçükse yüreklendirir takdir eder, kendinden büyükse teşekkür eder hürmet gösterir. Sadık Yalsızuçanlar, 2009 yılında derlediği Dostluk Üzerine kitabının önsöz mahiyetindeki yazısında bu durumu çok latif bir şekilde ifade eder: Gemuhluoğlu sadece belli bir kesime seslenmiyor, medeniyetimizi ve geleneksel bilgeliğimizi oluşturan bütün unsurları, yapıları ve kişileri kuşatıyordu. Bu anlamda Yaşar kemal'den Asaf Halet'e, Bedri Rahmi'den Genco Erkal'a, Cahit Zarifoğlu'ndan Nuri Pakdil'e, Neyzen Tevfik'ten Ciuçen Tanrıkorur'a, bu toprakların her kıymetine ayrı bir önem atfediyor, cem düzeyinden sesleniyor, birliyor, derliyor, toparlıyor, toplumu topyekün bir kalkınmanın, bir dirilişin ve yeniden varoluşun devranına çekiyordu.
Fethi Ağabey'i bir yazıyla anlatmak ne mümkün. Bahis konusu edecek o kadar çok mevzu var ki... Girişte de ifade ettiğimiz gibi yazıdan muradımız bir merhaba etmektir. Bu münasebetle merhumu sadece birkaç mümeyyiz veçhesinden hareketle yad ettik.Yoksa Fethi Gemuhluoğlu denilince kalbimize her biri ayrı birer yazıya konu olacak şekilde o kadar çok mevzu düşüyor ki...
Ezcümle Merhum Gemuhluoğlu, resmi ideoloji dahil bu toprakların mayasıyla namütenasip bütün ideolojilerin Anadolu kumaşını çekiştirip durduğu bir zaman diliminde, Horasan erenlerinin attığı ilk düğümden bu yana, bin yıldır nice emeklerle ilmek ilmek dokunmuş olan bu kumaşın örselenmemesi ve Anadolu insanın kendi hüviyetini muhafaza etmesi için mücadele eden mümtaz bir şahsiyet, bir er kişi olarak tarihin hafızasına kazınmıştır. Ruhu şad, mekanı cennet olsun, amin...
Türkçe