Halit Dursunoğlu, “İrfan Ehli Bir Gönül Adamı: Fethi Gemuhluoğlu”

 

 

 

“Nasıl insanlar yetiştirelim? “Gençlerimize kimi örnek gösterelim?”, “Bana adam gibi bir adam söyleyebilir misin?” … gibi daha bir sürü soru sorulsa buna cevap olarak verilecek isimlerden biri şüphesiz “Fethi Gemuhluoğlu” olur.

Peki, kimdir bu Fethi Gemuhluoğlu?

O, her şeyden önce adam gibi bir adamdır. Ömrünü “adam”lıkla, “insan”lıkla geçirmiş, kamil bir insanda bulunması gereken vasıfları kendinde cem etmiş bir insandır. Ahlak, erdem, fazilet adına ne varsa hepsini kendinde buluşturmuş bir insandır.

O, bir İstanbul beyefendisidir. Türk kültürünün ocaklarından biri olan Arapgirli bir Türkmen ailenin çocuğu olarak, Türk kültürünün başşehri İstanbul’da dünyaya gelen Gemuhluoğlu, Osmanlı Türk aydının yaşadığı semtlerde Göztepe ve Erenköy’de bir çocukluk dönemi geçirir. Onun yetişmesinde bu mekanların tesirleri görülür. O, daha çocukluğundan itibaren İstanbul’un terbiye ettiği, yetiştirdiği bir İstanbul beyefendisidir.

O, Türkçesi buram buram İstanbul kokulu bir adamdır. İstanbul Türkçesinin bütün güzelliğiyle insanların ruhlarına, gönüllerine giren, kimseyi incitmeyen kelimelerle konuşan bir insandır.

O, bir zerafet adamıdır. Davranışları İstanbul renkli bu adam, kibarlığıyla, nezaketiyle, saygısıyla gönüllerde güzel izler bırakmıştır.

O, bir fikir ve dava adamıdır. Tam anlamıyla Müslüman Bir Türk’tür. Düşüncelerinin kaynağını İslam’dan ve Türklükten alan bu güzel adam, bunların yılmaz savunucusudur. Bu değerleri savunurken de aşkla, vecdle yapar bunu. Bütün iştihasını Türk insanın kendisini iyi yetiştirmesine harcayan Gemuhluoğlu, bu konuda muvaffakiyete ulaşmış nadir dava adamlarındandır.

O, bir iman adamıdır. Onun imanı ahlak, erdem, fazilet, aşk, sevgi ve saygıyı barındıran bir imandır. Bu değerler doğrultusunda da hayatını yönlendirmiş bir adamdır. Allah’ın emirleri, Peygamberin sünnetleri doğrultusunda, kulluğunun her zaman şuurunda olan bu iman adamı, ahiretin dünyada başladığı biliciyle sürdürmüştür yaşamını hep.

O, bir tevazu adamıdır. Aldığı tasavvufi terbiyeden de olsa gerek alçakgönüllüğü ile gönüllerde taht kuran bu güzel insan, şan, şöhret ve riyadan uzak bir yaşam sürmüş, yaptığı her işte Yaratanın rızasını umarak hareket etmiştir.

O, bir sevgi ve hoşgörü adamıdır. Gemuhluoğlu, Yesevi’nin hikmetleriyle, Yunus’un sevgi diliyle konuşan, Mevlana’nın hoşgörüsüyle davranan bir gönül adamıdır.

O, bir dostluk adamıdır. “Dostluk” kitabının altında adının olması boşuna değildir. Hakk’a ve halka dost olana dosttur bu güzel yürekli insan. “Dostluk”u kendisiyle özdeşleştiren bu dost adam, kaybolmaya yüz tutan değerlerimizi yeniden filizlendiren insandır. Aşk ve sevgiyle, dostlukla her kapının açılacağını ifade eden Gemuhluoğlu, bu değerleri tekrar hatırlatan adamdır.

O, bir nesil eğitmenidir. “Gençliğimiz, geleceğimizdir.” Gerçeğinden hareketle gençlerin yetişmesine önemli katkılarda bulunan bir terbiye adamıdır. Rahlei tedrisinden geçenlerin hizmetleri, onun eseridir. Müslüman ve Milliyetçi gençlerin yetiştirilmesinde çok emekleri olan bir nesil eğitmenidir o. Bugün birçok insanın gençliğinin, orta yaşının idolüdür o.

O, bir vefa adamıdır. Onun şahsını etkileyen en önemli yönlerden biri de, bu vefa bilincidir. Bir anısıyla bunu aktaralım. Kurtuluş Savaşımızın simge isimlerinden Mareşal Fevzi Çakmak vefat ettiğinde, onun hatırasına gösterdiği tavır çok etkileyicidir. Dönemin tek yayın organı olan radyoda, neşeli şarkılar ve oyun havaları çalınmasını arkadaşlarıyla beraber protesto eden Gemuhluoğlu, Fevzi Çakmak’ın vefatının yasını tutmak için Harbiye’deki Ordu Komutanlığı’na giderek oradaki bayrağı yarıya indirir, ardında da Beyazıt Cami’ndeki cenaze namazı sonrasında da Mareşal’in tabutunu resmi makamlara teslim etmeyip öncülük ettiği gençlerle beraber cenazeyi omuzlayarak Eyüp Sultan’a kadar götürür. Onun ne kalitede bir adam olduğunu göstermeye sadece bu olay yetmez mi?..

Ruhu şad, mekanı Cennet olsun!