Ergün Engin, “İnsan Onaran Adam”


"Görünce bu denli yakından, bir evrenin dolduğunu içime hemen duyumsadım. (Ben şimdiye değin, çok az insanı böyle yakından görünce, benzeri duygulara kapılmışımdır)" Nuri Pakdil, Bağlanma

Nuri Pakdil: “İnsan kalbinin, o kalpteki manevi yaraların büyük bir onarım ustasıydı” diyor Fethi Gemuhluoğlu için. Büyük adamları, en çok da büyük adamların şahitliklerinden dinlemek lazım. 90’lı yıllarda bir televizyon programında Kemal Sayar -ki o yıllarda genç bir akademisyendi kendisi- bahsediyor ve derin saygı ile muhabbetle anlatıyordu “Fethi Ağabey” diyerek, daha önce duymuştum adını ama ilk o zaman anlamıştım büyüklüğünü. Söylev yerine söyleşmeyi tercih etmek, bu çağa pek de uygun olmayan büyük adamlık hasletlerinden. Söyleşme desek de şahitlerin anlattığına göre, tevazu içinde, sade bir dille anlatan, sorular soran, sonra o sorulara cevaplar arayan ve dinleyenleri de efsunlayan -kötülüklere karşı koruma kalkanı oluşturan- gösterişsiz bir bilgenin çok farklı nutkudur birlikteyken yaşanılan. İnsanlardan hep ümitvar olan, bağlı olduğu kökleri gayet iyi bilen ve o büyük geçmişe güvenen, konuştuğu herkesi de gördüğü o ufka doğru yüreğinden yakalayıp götüren bir modern zaman dervişidir Fethi Ağabey. Günahından bile şevk duymayı öğütleyen, hayatının her anını coşku ile yaşayan ve yanında olanları, kendisini dinleyenlerini de girdabına çeken bir cazibe merkezi. Abi değil ağabey Gemuhluoğlu Fethi Bey ki nasıl bir fark olduğunu yolu Erzurum’dan geçmiş olanlar daha rahat anlarlar. Asla lakırdı edilmeyecek, ciddiyetsizlik yapılmayacak ve her buluşma sonrasında sohbetin lezzetiyle herkesin kendisini artmış olarak hissettiği, söz ile adam pişiren, eğiten bir yüksek mektep. İnsanın kendisini aşmasının mümkün olduğunu bilen ve tanıştığı, konuştuğu insanları buna teşvik eden, yüreklendiren bir moral ustası. “Tüm okuduklarımız, okuyacaklarımız bizi olgunlaştımalı, daha iyi anlayabilmemiz için Kutsal Kitabı” anlayışında, “Peygamber-i Ekber Efendimiz’i” bütün hayatının, söyleminin merkezine oturtmuş, maneviyattan yoksunluğu yıkılışın sebebi gören bir muhafazakar olduğu gibi, emeği ve işgücünü dert edinen bir devrimcidir de Fethi Ağabey. “İyileşiş” oradan başlayacak diyerek Ortadoğu duyarlılığını daima diri tutan, pek çok sohbetlerini, gayet ciddi bir şekilde “bugün Ortadoğu’da durum nasıl?” sorusuyla başlatan kararlı bir adam. Kalbiyle görmesini, duymasını bilen insanların, O’nu tanıdıktan sonra, O’ndan kopmaları mümkün olmuyor ve sürekli uğranılan, aranılan, yazılan, cevap beklenen bir adam oluyordu kıymet bilenler için Fethi Gemuhluoğlu. Gerilerde duran bir öncü idi. Gayet iyi becerebildiği misyonunu kimseden görev beklemeden üstlenmiş, hiçbir bedele tenezzül etmemiş, sanki kendisi için bir şeyler yapıyormuş nezaketiyle iyilikleri çoğaltmış, ışık olmuş, rehberlik etmiş gençlere ve bir kez dokunduğu genç ayakta durmayı, yürümeyi, koşmayı, uçmayı öğrenmiş tedricen. Olumsuz konuşmak, tenkit etmek yerine, olumlulama dilini tercih ettiği için kırmamış, dökmemiş, incitmemiş kimseleri, insanı aziz bilmiş. Kaybettiğimiz, aradığımız, özleminden kavrulduğumuz model insandır Fethi Ağabey. Onun yol göstermesiyle, kendi farkına varmış pek çok güzel insanlar yetişmiş ve onlar da öncülük etmişler geriden gelenlere. Tanımak ve tanıtmak O’na bir şey katmayacak ama bize belki yeni bir yol daha açacak; dingin, kararlı, ışıklı bir yol. Hemen herkesin görünmeyi yapmaya tercih ettiği bu çağda, sade ve derin sohbetler etmeyi, kendisi bile farketmeden düzenli iyilikler yapmayı kalabalığın arasında hiç ayırt edilemeyecek bir sıradanlıkla gerçekleştiren, tek başına çok şey olan, ölümsüzlük suyu içmiş, varlığını her gün daha fazla hissedeceğimiz bir kahraman. Sürekli kendisinden bahsetmeye bahaneler uydurmamız lazım ki yeni ağabeyler yetişsinler ve çerağ olsunlar gelenlere. Anadolu’dan, Kerkük’ten, Rumeli’nden ne çok türküler bilir ve intizamla söylermiş... “Hiç aşık oldun mu?” sorusu meşhur, zira hiç aşık olmayanların O’nu anlaması hiç mümkün değil. Aşığız, insanları çağırdığın yeri biliyor, oraya doğru gidiyoruz ve bu asude yol keşfedilsin, o menzile ulaşılsın diye de elimizde bir lamba ilerliyoruz demek istiyorum, bir temenni, bir dua olsun ve hakkını bize helal ettirecek bir eylemimiz yoksa da sözümüz olsun için. Kötü şeyleri unutmak, iyileri ve iyi şeyleri hep hatırda tutmak güzel, rahmet olsun Fethi Ağabey.