Fethi Gemuhluoğlu
sozleri1
Fethi Gemuhluoğlu
sozleri2
Fethi Gemuhluoğlu
sozleri3
Fethi Gemuhluoğlu
sozleri4
Fethi Gemuhluoğlu
sozleri5
Fethi Gemuhluoğlu
sozleri6
Fethi Gemuhluoğlu
sozleri7
Fethi Gemuhluoğlu
sozleri8
Fethi Gemuhluoğlu
sozleri9
Fethi Gemuhluoğlu
sozleri10
Fethi Gemuhluoğlu
sozleri11
Fethi Gemuhluoğlu
sozleri12
previous arrow
next arrow

Sevinç Çokum, “Ustaların Ustası”

(Türkiye, 13 Ekim 1994)

Merhum Fethi Gemuhluoğlu’ndan söz ediyorum. Bir devre öncülük etmiş olan Fethi Ağabey’den… Yetiştirdiği, el attığı, kapılar açtığı nice insana bakarak, sanata sanatkara verdiği değere göre O’na, ustaların ustası dedim. Ahsen-i takvim üzere yaratılmış insanoğlunu insan olarak görmek, onun insan vasıflarını işlemek meziyeti, Fethi Gemuhluoğlu’nda bir yaratılış hali idi.

O’nun adını ilk defa değerli yazar Mustafa Miyasoğlu’ndan işitmiştim. O sıralarda ilk kitabım olan ‘Eğik Ağaçlar’ yayınlanmıştı. Gemuhluoğlu’na gönülden bağlı olan Miyasoğlu, “Kitabınızdan Fethi Ağabey’e de bir tane imzalasanız iyi olur” demişti. Böylece o gerçek dostun sevgi dolu büyük kalabalığı arasına katılmış oldum. Vefatına kadar pek çok insana gösterdiği ilgisinden bana da bir pay ayırmış olduğunu daima sezdim.

Fethi Bey bir devrin kılavuzuydu. Bizden öncekilerde ve bizim kuşakta O’nun kıyısından geçip de selamına, tebessümüne nail olmayan yoktu. Anlamlı vesileler, bu bağları zahmetsizce kuruverirdi. Biz o zincirin son halkaları olduk.

Fethi Genuhluoğlu yazmada ısrar etseydi, Cumhuriyet tarihinin edebiyat zirvelerinden biri olurdu. Çünkü zengin bir dile, Osmanlı Türkçesi kültürüne sahipti. Fakat O’nun yazma ve konuşma yani ‘söz’le ilgili düşüncelerini öğrendiğimizde bu geri duruşun veya çekilişin asıl manasını anlayabiliriz. Vefatından sonra Boğaziçi Yayınları tarafından basılan ‘Dostluk Üzerine’ adlı kitapta yer alan sohbetinde Gemuhluoğlu, “Elli beş yaşındayım. Kırk senedir söz orucu tutuyorum. En az yirmi senedir, yirmi beş senedir yazı orucu tutuyorum.” diyordu. Söze kilit vurmak her kişinin karı değil… Bu bir feragat, aşk yolunda dilsizleşmek demekti.