Fethi Gemuhluoğlu
sozleri1
Fethi Gemuhluoğlu
sozleri2
Fethi Gemuhluoğlu
sozleri3
Fethi Gemuhluoğlu
sozleri4
Fethi Gemuhluoğlu
sozleri5
Fethi Gemuhluoğlu
sozleri6
Fethi Gemuhluoğlu
sozleri7
Fethi Gemuhluoğlu
sozleri8
Fethi Gemuhluoğlu
sozleri9
Fethi Gemuhluoğlu
sozleri10
Fethi Gemuhluoğlu
sozleri11
Fethi Gemuhluoğlu
sozleri12
previous arrow
next arrow

Nazif Gürdoğan, “İnsana Dost Olmayan Ağaca Dost Olmaz”

(Yenişafak, 25 Aralık 2012)

Üçüncü binyılda, dünyaya barışı, insana dost olmayı bilenler getirecektir. “Benim sadık dostum topraktır” diyen, Anadolu insanının kültüründe, dostları için can vermeye hazır olan dostluğun, hayatın yaşanır kılınmasında, vazgeçilmez bir önemi vardır. Bu yüzden, eşsiz dost sevdalısı, büyük dost zengini, Fethi Gemuhluoğlu, “İnsana dost olmayanlar, hayata, suya, toprağa, ağaca dost olamazlar” derdi.

Hayatı sevmek, kültürü sevmek, ekonomiyi sevmek demek herşeyden önce, insanı sevmek demektir. İnsanlar sevdikleri insanlara dost olurlar. Dostluk birbirlerini seven insanlar arasında gönülden gönüle, büyütüle büyütüle, zenginleştirilerek aktarılır. Dostlar birbirleriyle konuşa konuşa, birbirlerini dinleye dinleye olgunlaşırlar. Dostların dostu Gemuhluoğlu, gençlerin dostluktaki derinliklerini anlamak için, sık sık aşağıdaki soruları sorardı:

Resmini yanında taşıdığın bir dostun var mı?

Dost olarak yanında kimin olmasını istersin?

Hiç âşık oldun mu?

Ezberlediğin bir şiir oldu mu?

Yanında taşıdığın bir şiir kitabı niye yok?

Toprağa, suya ve ağaca dost musun?

Yunus”tan bir dörtlük hatırlıyor musun?

Balıkların göllerine, ağaçların topraklarına göre büyüdükleri gibi, insanlar da, dostlarına göre büyürler. İnsanlar dostlarının aynalarıdır. Dostlar sevdikleriyle, özdeşleştikleri için, Anadolu”da “dostlarını söyle, senin kim olduğun bilinsin” denilir. İyiliklerin dostlar arasında, dostluklarla büyütüldükleri gibi, kötülükler de dostlar arasında, dostluklarla önlenir. Dostlukla az olan çok olur. Dostlar arasında az çoktur.

Dostlukta düşünce ve eylem, dostların düşünce ve eylemleriyle, yeni boyutlar kazanır. Dostluklar insanları, insanlar dostlukları zenginleştirirler. İnsanlar aralarında, dostlarıyla dostluk alşıverişi yapmazlarsa, kendi başlarına dostsuz ve amaçsız kalırlar. Dostluk kültürü, çatışma kültürü değil, yardımlaşma kültürüdür. Yardımlaşmanın olmadığı yerde, dostluk olmaz. Dostluklar, yardımlaşanları çoğaltır, çatışanları azaltır.

Büyük dostlara sahip olanlar hiçbir şeyden yoksun olmazlar. Büyük dostlardan mahrum olanlar, çok şeye sahip olsalar bile, birçok şeyin yokluğunu çekerler. Dostlarıyla birlikte bir amaca bağlanmayanlar, hem hedefsiz, hem de dostsuz kalırlar. Dostluklar zor kazanılır, kolay kaybedilir.

İnsanlar dostluğun özünü kavrarlarsa, hayatın bütün boyutlarında, gönül birliği yapmanın gücünün, açık ve seçik bir biçimde, her alana yansıdığını görürler.

İnsana ve hayata dost olanlar, nerede olurlarsa olsunlar, kendilerine bütün kapıların açıldığını anlamakta güçlük çekmezler.

Dostlarından uzaklaşanlar, hayattan uzaklaşırlar.

Hayat dostlarla güzelleşir.