Fethi Gemuhluoğlu
sozleri1
Fethi Gemuhluoğlu
sozleri2
Fethi Gemuhluoğlu
sozleri3
Fethi Gemuhluoğlu
sozleri4
Fethi Gemuhluoğlu
sozleri5
Fethi Gemuhluoğlu
sozleri6
Fethi Gemuhluoğlu
sozleri7
Fethi Gemuhluoğlu
sozleri8
Fethi Gemuhluoğlu
sozleri9
Fethi Gemuhluoğlu
sozleri10
Fethi Gemuhluoğlu
sozleri11
Fethi Gemuhluoğlu
sozleri12
previous arrow
next arrow

Mustafa Uçurum, “Bir Gönül İnsanı: Fethi Gemuhluoğlu”

(Gençdoku, Aralık 2013)

Öyle insanlar vardır ki onları anlatmak için sıralayacağımız sıfatlar ne kadar çok olursa olsun bir şeyler eksik kalır. Yaptıkları iş, yüklendikleri misyon zamana ve mekâna göre kıyaslandığında doğrudur; ne söylesek az gelebilir dava adamı dediğimiz kişiler için. Zor zamanda konuşmak, birçoklarının bırakın konuşmayı ortalarda görünmekten çekindiği zamanlarda meydanları doldurmak ve bu toprakların ne kadar değeri varsa kendi değeri bilerek sahiplenmek herkesin göze alabileceği bir yüreklilik değildir.

Fethi Gemuhluoğlu, isminin önüne yazacağımız ne kadar önemli sıfat varsa hepsini de hakkıyla taşıyabilecek bir dava adamıdır. Onunla aynı zamanda yaşamayanların bile ondan alacağı o kadar önemli değerler vardır ki sesinin soluğu çağlara uzanan sonsuz bir mesafeye sahip olduğunun bir göstergesidir bu. Fikir adamı, şair, yazar ve her şeyden daha önemlisi bir münevverdir o. Hayatını yol göstermeye, yordam öğretmeye adamış bir gönül insanıdır.

Milletine sevdalı insanlar vardır. Attıkları adımda bir millet ruhunu diriltmenin hassasiyeti hissedilen, kendinden çok milleti için yaşamayı gaye edinmiş vakıf insanlar vardır. Milletin dirilişe geçmesi için her türlü fedakârlığı göze alan böyle insanların varlığı bile bir milletin uyanması için bir vesiledir. Milletin dirilişinin rotasını çizerek gençlerden başlayan bir yeniden doğuş hareketinin mihmandarı olan yürek insanları sayesinde bu millet her türlü zorluğun üstesinden gelerek zamana ve mekâna meydan okumasını bilmiştir.

Fethi Gemuhluoğlu’na göre tarihi şanlarla dolu bu milletin tekrar ayağa kalkmasının ilk koşulu tevhide gönül vermiş bir nesil yetiştirmektir. Birlik sağlamak için bir olana imanı sağlam tutmakla başlanmalıdır her işe. İmanı sağlam olanın her işi de yolunda gider. İnsanlara değer vermekten geçer kalpleri onarmanın yolu. Bir kalbe girilecekse önce o kalp sahibine önemli olduğu hissettirilmelidir.  Fethi Gemuhluoğlu; “Ben şimdiye kadar herkese evliyâ imiş gibi muamele etmekten hiçbir zarar görmedim.”  der ve öyle başlarmış muhatabının kalbini fethetmeye. 

Necip Fazıl, Fethi Gemuhluoğlu’nu anlatırken onun en büyük özelliği olarak yol göstericiliğine dikkat çeker. Meydanlarda görünmeyen ama ışık tutan, göz önünde olmayan ama yön gösteren Gemuhluoğlu’nu anlatır. Dava adamı olmanın en önemli göstergelerinden biri de kendi için değil “herkes için” yaşamaktır. Bir kişinin kurtuluşunu ümmetin kurtuluşu bilenlerdendir o. Bundan dolayıdır ki kurtulacak bir kişi bile onun için çok değerlidir. Bu toprakların ümmet ve millet olmayı bilen insanlara ihtiyacı vardır. Bu bilinci kuşanmış her fert toplumun yıkılmaz bir yapı taşıdır. İşte bunun içindir ki Gemuhluoğlu, küçük bir çocuktan yaşlı birine kadar herkesle aynı yakınlığı kurarak onların bilinçli insanlar olmasına yardımcı olmuştur.

Onun adının anıldığı yerde içten ve samimi bir “dost” demek kadar iç ferahlatan başka bir his yoktur. O, bir dost aşığıdır. Dostluk demek Gemuhluoğlu için gönüller yapmak demektir. Her şey önce insanın kendinde başlar. Önce kendi gönlünü fethedecek insan, sonra başka gönüllere yelken açacak.

Bir modern çağ dervişi

Bir milleti kalkındıracak güç ne ekonomidir de askeri güç; asıl olan adam yetiştirmektir. Sağlam nesiller yetişirse sarsılmaz güç de kendiliğinden oluşacaktır. Fethi Gemuhluoğlu işte bu yüzdendir ki hayatını adam yetiştirmeye adamıştır. Onun çevresinde olan herkesin de ortak derdi budur. Çıkarılan dergiler, gazeteler, yapılan her türlü eylemler hep bu amaca hizmet için var olmalıdır. “Faydasız yapılan işten Allah’a sığınırım.” derken Gemuhluoğlu, çevresindeki herkesten de bu hassasiyeti beklemiştir. Onun çevresi o kadar doludur ki bu milletin neden değerlerine sarıldıkça tekrar tekrar dirilişe yürüdüğünü o isimleri göründe daha iyi anlamak mümkündür. Arif Nihat Asya, Nihal Atsız, Asaf Halet Çelebi, Ahmet Kabaklı, Ergun Göze, Sezai Karakoç, Nuri Pakdil, Hilmi Yavuz, Cahit Zarifoğlu Erdem Bayazıt ve daha niceleri. Bu isimler ondan feyz alan, onunla birlikte hayata tutunan ve aynı davanın neferi olan isimledir. Rasim Özdenören onun için; “Yaşadığımız çağın şüphesiz bir dervişiydi.” der. Derviş yürekli Fethi Gemuhluoğlu, hayatı boyunca bir gönle girmek için ne kadar kapı varsa zorlamayı göze alan, bundan hayatı boyunca bir gönle girmek için ne kadar kapı varsa zorlamayı göze alan, bundan zerre imtina etmeyen bir yaradılışa sahipti. Bir devrin; yetişen şair, yazar, düşünce ve siyaset adamlarında onun izini görmek onun ne kadar büyük fedakârlıklara göğüs gerdiğinin bir ispatıdır.

Berrak su gibi bir kalbi vardır Fethi Gemuhluoğlu’nun. Ömrü boyunca ondan incinen bir kişi bile olmadığı söylenir. Çünkü onun hayat düsturu, “İncinsen de incitme”dir. Bir Anadolu türküsü kadar içten, bir ırmak kadar coşkulu, bir bahar yeli kadar yüreklere esenlik sunan bir dava adamıdır Fethi Gemuhluoğlu. Dostluk kavramının hem mimarı hem de en sadık temsilcisidir. 

Sadece yaşadığı döneme değil kendinden sonraki zamanlara da tesir eden bir kişiliğe sahip Fethi Gemuhluoğlu’nu tanımak ve tanıtmak, bu topraklarda bizim diyeceğimiz her zerreye sahip çıkmakla aynı değerdedir. O, bu hassas noktayı daima gözeten ve kendini insan-ı kâmil yetiştirmeye adamış bir dava adamıydı. Biliyor ve inanıyordu ki bu topraklar ancak yine bu toprakların insanlarıyla bahtiyar olacaktır.