Fethi Gemuhluoğlu
sozleri1
Fethi Gemuhluoğlu
sozleri2
Fethi Gemuhluoğlu
sozleri3
Fethi Gemuhluoğlu
sozleri4
Fethi Gemuhluoğlu
sozleri5
Fethi Gemuhluoğlu
sozleri6
Fethi Gemuhluoğlu
sozleri7
Fethi Gemuhluoğlu
sozleri8
Fethi Gemuhluoğlu
sozleri9
Fethi Gemuhluoğlu
sozleri10
Fethi Gemuhluoğlu
sozleri11
Fethi Gemuhluoğlu
sozleri12
previous arrow
next arrow

Mehmet Genç, “40. Vefat Yılında Fethi Gemuhluoğlu”

(“Fethi Gemuhluoğlu’nu Anma Programı”, İBB Ali Emiri Efendi Kültür Merkezi, 7. 10. 2017)

Muhterem hanımefendiler, beyefendiler, hepinizi saygıyla selamlıyorum. Fethi Gemuhluoğlu’nun vefatının 40. Yılını hatırlamak, yad etmek üzere toplanmış bulunmaktayız.

40 yıl evvel vefat ettiğine göre, muhterem dinleyicilerimiz arasında, Fethi ağabeyi tanıyanların en az 55 yaşında olması lazım. Fethi ağabeyi, görgü tanığı olarak size biraz anlatacağım. Nasıl bir adamdı, özellikleri ne idi? Hikayelere girmeden kısaca anlatmaya çalışacağım.

Fethi Beyin bir tek eseri, bu “Dostluk Üzerine” kitabı. Ama eserleri ile ün yapmış bir insan değil. Onu ben şahsen tanıdığımdan beri, çağımızın Sokrates’i gibi algıladım. Bir çok insan da aynı düşüncede birleşti. Kendisi yazmadı, Sokrates de yazmadı. Ama Platon ve diğerleri yazdılar. Fethi ağabey de sohbetleri ile, insan ilişkileri ile tarihe geçti. Muhtemelen sizleri buraya toplayan onun hakkındaki bu bilgilerdir zannediyorum.

Fethi Bey bir kere çok zeki bir adamdı. Ama onun yaşadığı dönemde zekaya duyarlı bir toplum pek yoktu. Yani zeka çok tali bir konu idi. Artık günümüzde zekanın da insana ait bir vasıf olarak dikkate alınması fikri yavaş yavaş yerleşiyor.

Gençlere ilk tanışmada onların ruhlarını okuyan bir özelliği vardı. Bugün pek örneği rastlanmayan irfan sahibi idi. Derin sezgisi ve irfanıyla tanıştığı insanın özelliklerin hemen kavrayabilen bir insandı. Sokrates dedim ya, onun meşhur mayotik diye bir metodu var, Ploton’un diyaloglarında anlatılır. Sorular sorarak hakikati buldurur, kendisi hakikati söylemez. Birlikte sanki buluyorlarmış gibi yapar. Fethi bey de öyleydi. Ama onun Sokrat’tan farklı sorgulardı gençleri ve ne gibi yetenekleri var onu keşfederdi. Fethi Bey hakkında yazılan birçok yazıda çok mübalağalı övgüler yaptığını yazanlar vardır. Biz de onu tanıyanlar buna şahit olduk. Çok insan onu anlamazdı. Çok fazla aşırı iltifat eder görünürdü. Fakat yaptığı şu idi, herkesin bir yeteneği vardır ve hemen o yeteneği keşfederdi. O yeteneğinin gelişmesini sağlamak üzere ona o yetenekle ilgili övgüler söylerdi. İçimizde çok gençler var, insan kendini bilmez. Neye yeteneği var, neyi başarabilir, neyi başaramaz gene bilmez. Fethi Bey onun şuurunu sağlamaya çalışırdı. Herkesi keşfederdi. Genellikle cevherleri keşfeder ve söyler diye yazarlar. O doğru değil eksiktir. Evet parlak cevherleri keşfederdi. Her insanda bir cevher vardır, onu keşfederdi. Bence en önemli vasfı o idi. Herkesin en iyi yapabileceği şeyi keşfeder ve onu yapması için onu teşvik ederdi. Överdi, çok büyütürdü. Genç de derdi ki, “yahu ben neymişim, ben bunu yaparım” der ve o yola girerdi. Girdikten sonra bu yalnız tespit ile kalmazdı. Çok geniş alakaları vardı. O yeteneğini geliştirmesi için yollar tavsiye eder ve ilişkiler düzenlerdi.

Osmanlıların Enderun sistemine benzerdi. Fethi Bey bir fert değildi, bir kurumdu. Bir müessese idi. Hem teşhis ederdi, sonra yönlendirirdi, yardım ederdi ve sonuna kadar takip ederdi. Bunları tamamen hasbi olarak hiçbir şahsi menfaat beklemeden yapardı.

Bu çok enteresan. Çünkü bizim memleketimizde herkes görüyordur hasbi yardım edecek aile yakınları dışında pek insanlar yardım etmezler. Biz İslam medeniyetinin merhamet ve şefkatini hepimiz taşıyoruz. Düşene çok yardım ederiz. Başka ülkelerde olmayacak derecelerde düşen insanın yardımına koşarız, canımızı dişimize takıp yardım ederiz. Bunu hala daha yaparız. Biz düşmeyen insanın yükselmesi için pek yardım etmeyiz. Yani bu adam çok parlak zekâlıdır. Şu konuda yeteneği vardır. O yeteneğini geliştirsin diye pek gayret göstermeyiz. Hatta rekabetten daha öte haset de çok vardır.

Fethi Bey bu hasete karşı cihat ilan etmiş bir adamdır. Fisebilillah yardım ederdi ve o yardımı sonuna kadar takip ederdi. 40 yıldır her sene hatırası yad ediliyor. Memleketimizin çok büyük bir ihtiyacıdır: Düşene yardım değil, yardım etmemiz çok güzel, ama yükselmek isteyenin yükselmesine yardım edebildiğimiz zaman, o zaman milletimiz dünyada hak ettiği yeri kazanabilir diye düşünüyorum. Fethi bey bunu yapan müstesna bir insandı.

Fethi Bey gibi yapan insanlar imparatorluk devrinde çok vardı. Liyakat sistemi Fethi Bey gibi adamların meydana getirdiği ve canlı tuttuğu bir sistem idi. Ama imparatorluğun bitişinden sonra başkalarını yüceltip teşvik edip gelişmelerine katkıda bulunan hasbi insanlar belki vardır da ben şahit olamadım. Fethi Beyde şahit olduğum: Bir çoğunuz eserleri ile tanıyordur, Erol Güngör. Onun başarı caddesine yöneltilmesinde birinci derecede rol oynadığının şahidiyim. Erol hukuk fakültesine gidiyordu ve Fethi Bey ile tanıştı. O da hukuk fakültesini bırakıp Rahmetli Mümtaz Turhan’ın yanında sosyal psikoloji yapmasını önerdi. Hukukta olsaydı çok başarılı bir avukat olabilirdi ama psikoloji dolayısı ile kazandığı bilgilerle yaptığı katkı çok daha büyük ve önemli oldu. Rahmetli Mehmet Çavuşoğlu da benim çok yakın arkadaşım. O da başka fakültelerde idi. Onu da Osmanlı klasik edebiyatına, divan edebiyatına yönelten Fethi ağabey idi. O divan edebiyatının çok önemli bir alimi oldu Mehmet Bey. Nuri Pakdil halen berhayattır. Onun da edebiyata girmesinde rolünü pek çok biliyorum.

Fethi Bey Müslüman’dı, Türk’tü, milliyetçi idi. Ama böyle olmayan insanları reddeden bir mizacı yoktu. Onun kabul etmediği tek şey kalitesizlikti. Her alanda kalite önemliydi. Böyle büyük müessese halinde gelmiş bir ferdi konuşuyoruz.

Allah rahmet eylesin ve benzerlerinin çoğalıp var olması lazım. Maalesef bu tip insanlarımız çok azdır. Bu hatırlatmalar ona vesile olursa, çok büyük bir kazanç olur kültürümüz, medeniyetimiz ve milletimiz için. Teşekkür ediyorum, sağ olunuz.