Fethi Gemuhluoğlu
sozleri1
Fethi Gemuhluoğlu
sozleri2
Fethi Gemuhluoğlu
sozleri3
Fethi Gemuhluoğlu
sozleri4
Fethi Gemuhluoğlu
sozleri5
Fethi Gemuhluoğlu
sozleri6
Fethi Gemuhluoğlu
sozleri7
Fethi Gemuhluoğlu
sozleri8
Fethi Gemuhluoğlu
sozleri9
Fethi Gemuhluoğlu
sozleri10
Fethi Gemuhluoğlu
sozleri11
Fethi Gemuhluoğlu
sozleri12
previous arrow
next arrow

Hatice Ebrâr Akbulut, “Çağın Özge İnsanı Fethi Gemuhluoğlu”

(Milli Gazete, 11 Mayıs 2014)

Zaman bazen hep bahardır, hep tazedir. Zamanın yörüngesinde bulunan insanlar, bulundukları zaman dilimine özel bir mana kazandırırlar.

Böyle insanlardan biri olan Gemuhluoğlu’nu anlatmak benim için oldukça zor. Onunla aynı dönemde yaşamamış olmak da bunu zorlaştırıyor. Fakat Gemuhluoğlu’nun dostluğuna erişmiş, onun yetiştirdiği insanlar arasına girmiş değerli kimseleri bugün tanıyor ve okuyor olmak Gemuhluoğlu’na el uzatmak, onun ellerinden tutmak gibi bir şey. Bu sebeple Ona “Fethi Ağabey” deme liyakatinde hissediyorum kendimi. Mahir Gedikoğlu “Fethi’yle bir dostluk ede gör, Ona bir babam de de gör.” derken sanki içimdeki hissi dile getiriyor.

Fethi Ağabey zamanın kalbinde bir dostluk, bir kardeşlik abidesidir. Gemuhluoğlu Türkiye’nin bahçelerine, Türkiyemizin geleceği için taze beyinler, hisli kalpler ekmiştir. Siyasîlerinden, edebiyatçılarına, yazarlarına, şairlerine varıncaya kadar bir çok insanın elinden tutmuştur. Aslı geride duran; ama gölgesi hep bir adım önde olan kendi deyimiyle müslüman bir Türk’tür Gemuhluoğlu. 5 Ekim 1977 günü hayatını kaybeden Gemuhluoğlu’nun ellerinden tuttuğu insanlar şimdi önemli yerlerde. Bu önemli isimler arasında Yedi Güzel Adam da var. Nuri Pakdil, Rasim Özdenören, Erdem Bayazıt, Akif İnan gibi… Bu değerli adamları bilip de Gemuhluoğlu’ndan habersiz kalmak üzücü olur sanırım. Bu habersizlikten beri durmak için “Dostluk Üzerine ve Bağlanma” isimli kitapları okumak yerinde olacaktır.

Derin bir eylem adamı

Onu tanıyan, onunla bir kaç dakikalık da olsa kelama duranların ortak fikridir: “Fethi ağabey, sessiz fakat derin bir eylem adamıdır. İnsanı sarıp sarmalayan bir atmosferi vardır.” sözleri. Sevgili Nuri Pakdil Bağlanma adlı kitabını “Fethi Gemuhluoğlu’nun büyük anısına bitimsiz saygıyla” diyerek ithaf etmiştir. Bu kitapta bir insanın bir insana hesapsızca bağlanışını, ondan feyz alışını, ona Allah’ın bir lütfu olarak bakışını görürsünüz. Bunun ispatı Nuri Pakdil’in şu sözleridir: “Ben şimdiye değin, çok az insanı böyle yakından görünce, benzeri duygulara kapılmışımdır. Çok az insanı.” Erdem Bayazıt’ın Sebeb Ey’ini, Sezai Karakoç’un Çocukluğumuz şiirini Gemuhluoğlu’nu tanıyarak bir kez daha okuyalım. Okuyalım ki mihenk yerini bulsun, puzzle’nin parçaları tamamlansın.

Herkesle diyalog kurabiliyordu

Gemuhluoğlu, Türkiye’nin meselelerine hakim, derdi insan yetiştirmek olan, köhnemiş zihniyetin değişmesi için çaba harcayan, İslam’ın köklerine sarılmayı öğütleyen bir devrimcidir. Fakat o devrimini bağırarak, sloganlar atarak, öfkelenerek yapmamıştır. Onun devrimi sessiz ve güçlüdür. Bugün gelinen nokta bunun göstergesidir. Gemuhluoğlu maddiyatı bir araç olarak kullanırken maneviyatın usta bir işçisi olmayı hiç ihmal etmemiştir. Bu onun tarzı, felsefesi olmuştur. İnsanı Allah’ın en değerli ayeti olarak gördüğünden hep insanı gündemine almıştır. Kimseye kin gütmemiş, kendisinden hoşlanmayanlarla bile diyalog kurabilmiş biridir. Ne sağ ne sol ayrımına gitmiş, ama hep sağ yaftası yemiştir. Fethi Ağabey Ortadoğu’yu dert edinmiş, dostlarına etrafındakilere hep Ortadoğu’yu anlatmıştır. Nuri Pakdil’ in onunla birlikte geçirdiği muhabet için “Ortadoğu, sanki, bir coğrafya olmaktan çıkmış, arkadaşımız oluvermişti.” demesi Gemuhluoğlu’nun dava karakterini ortaya koymaktadır.

insan nesne değil, özne olmalı

Gemuhluoğlu insanların yüreğinden tutmuş, insanlarla olan ilişkilerini menfaat üzerine kurmamıştır. Tanıdığı, kafası çalışan her insanın önemli yerlere gelmesine ehemmiyet vermiş, gençlerin üzerine çok düşmüştür. Yine Pakdil’e kulak verelim, şöyle diyor: “Yüreğimiz var, var ama yüreğimizi dayayacak bir yer yok. İşte o yer oluyordu kendisini tanıyanlara O. -yani yüreğimizi dayadığımız yer oluyordu- Gemuhluoğlu peygambere tutunmadan çağın seyrinde yürüyüşe çıkılamayacağını öğütlüyor insana. Bir “bağlanma” olacaksa bu Allah’a ve peygambere olmalıydı. İnsan ahiretini düşünmeden yaşamamalıydı. “Dünya malı dünyada kalır.” felsefesinin adeta iki ayaklı sureti olmuştu Fethi Ağabey. Dünyalık sevgiler bizi birbirimize bağlayan köprüler olmalıydı Ona göre. Çünkü Fethi Ağabey’ce birbirimize tutunmamız insanlığa girmemiz demekti. Ona göre insan nesne değil, özne olmalı ve sırtında eşyanın değil, dostluğun, kardeşliğin, insanlığın yükü olmalıydı.

Türkiye’nin Muhtarı

Çağın insanının sadece şöhret adına tanınmak istemesi ve şöhret adına çevre edinmek istemesine inat Fethi Ağabey arka perdede durup kendisine geniş bir çevre edinen insandı. Çok fazla insanı tanıyor olmasıyla Ona “Türkiye’nin Muhtarı” derlerdi. Necip Fazıl’ın ifadesiyle Onu, “Meydan yeri tanımıyor ama meydan yerinin tanıdığı politikacılar, muharrirler, fikirciler hususiyle sağ yaftasının belirttiği çevre içindekiler çok iyi tanıyor.” O insanlarla ilişki kurmaktan korkmaz, insanı anlamak ve tanımakla bir çok manevî hastalığın önüne geçilebileceğini söylerdi. Fethi Ağabey insanı, vicdanının sesini duymaya çağırır. “Elini koy üzerine, orada bir et parçası mı var yoksa hisseden birşey mi var?” diye insanı sorguya davet ederdi.

Bilindiği üzere son zamanlarda, popüler (!) olmaya ihtiyacı olmayan ve popülerlik gibi bir dertleri de olmayan Yedi Güzel Adam’ın, bilen ya da bilmeyen çevrelerce oldukça konuşulmakta. Bu ilginin hayra alamet olması hepimizin temennisi. Bir şey çok konuşuluyorsa bir süre sonra konuşulan şeyin laçkalaştığı malumumuzdur. Biz okuyan, değerlendiren, ilgisiz kalmayanlar olarak bu hususta en ufak bir itibarsızlaştırmaya karşı tavrımızı çekinmeden koyacağızdır. Fethi Ağabey’in görmeyi arzuladığı ve bir an olsun tereddüt etmeden umudunu esirgemediği bu adamları biliyor olmak, Fethi Abi’ye de duacı olmayı gerektirir. Fethi Ağabey’in nesli, dostluğun başka bir merhaleye ulaştığı zamandır. İnsan mühendisi Fethi Ağabey’in elinden tuttuğu bu güzel adamları bugün güzel noktalarda görmek bizim için büyük mutluluk, büyük bir sevinç ve hamd meselesi.Duamız, umudumuz, hisseden bir kalbimiz oldukça bayatlamış baharlara taze baharlar getiren nice Fethi Ağabeylerimiz olacaktır.