Fethi Gemuhluoğlu
sozleri1
Fethi Gemuhluoğlu
sozleri2
Fethi Gemuhluoğlu
sozleri3
Fethi Gemuhluoğlu
sozleri4
Fethi Gemuhluoğlu
sozleri5
Fethi Gemuhluoğlu
sozleri6
Fethi Gemuhluoğlu
sozleri7
Fethi Gemuhluoğlu
sozleri8
Fethi Gemuhluoğlu
sozleri9
Fethi Gemuhluoğlu
sozleri10
Fethi Gemuhluoğlu
sozleri11
Fethi Gemuhluoğlu
sozleri12
previous arrow
next arrow

Akif İnan, “Akif İnan’ın Notları”


(mehmetakifinan.com/edebiyat, 2004)

” Üniversite giriş sınavları için İstanbul’a gelmiştim. Bir kaç ay kadar kaldığım İstanbul’da sosyal faaliyetleri de izlemeye çalışıyorum. Bir gün Nurettin Topçu’nun konferansında E. Beyazıt’la karşılaştım. Pakdil, Bayazıt daha bir kaç kişi de olacak, şehir otobüsüne binerek bir yerlere gidiyoruz. Pakdil hararetle bana Erdem’le görüşmemi sürdürmemi tavsiye ediyordu. O gün Pakdil’le her konuda birlikteliğimiz için kavilleştik, ahitleştik. Aradan bir yıl geçti. Ankara’da üniversite öğrencisiyim. Aynı zamanda Salih Özcan’ın çıkardığı Hilâl dergi ve yayınevini yönetiyorum. Pakdil askere gitmek üzere  Ankara’da. Bir süre beraber olduk. Bitlis’e gitti. Bitlis’ten bana mektuplar yazdı. Dergi ve kitaplarımızdan istedi. Askerlik dönüşü bir süre İstanbul’da kaldı. Yeni istiklal gazetesini yönetti. 1963’te avukatlık stajını yapmak üzere Ankara’ya yerleşti. Nişanlanmıştı. Her gün beraberdik. Arada bir İstanbul’a, Maraş’a gidip geliyordu. Staj sonrası Enerji Bakanlığında hukuk müşaviri olarak 30 lira yevmiyeyle göreve başladı. Memuriyeti Fethi Gemuhluoğlu bulmuştu. Bir süre sonra askerlik dönüşü Erdem Bayazıt da Ankara’ya yerleşti, İstanbul Hukuk Fakültesini yarıda bırakmıştı. Ankara’da DTCF Edebiyat bölümüne öğrenci oldu. MEB’ da da memur olmuştu. Daha sonra R. Özdenören Ankara’ya gelip yerleşti. DPT’ye uzman yardımcısı oldu. Pakdil de DPT’de uzmandı. Ben Türk Ocaklarında çalışıyordum. Türk Ocağı binası buluşma yerimiz olmuştu. Ocağın üst katındaki daire aynı zamanda lojmanımızdı. Bu daireyi bir süre Pakdil’le paylaştık. Yıllar akıp gitti. Bizler, Pakdil, Erdem, Rasim her gün beraberdik. Teftişte olmadığı günler Hasan ve bilhassa Fethi ağabey, bazen Nazif, Bahri. Zaman zaman Zübeyir Yetik. Ve İstanbul’dan Nihat Armağan. Akşamlan ya Türk Ocağındayız, ya Fethi Ağabeyin Saraçoğlu mahallesindeki lojmanında, ya Gençlik Parkındaki “Söğüt” adını verdiğimiz çay bahçesinde, ya bir pastane veya otel lobisinde. Bazen Hacı Bayram’da bir kahvede. Fethi Ağabey varken baş konuşmacı oydu. Siyasetten sanata, tasavvuftan Pakdil’in nişan işine değin çok geniş bir konuşma alanımız vardı.”